Herşeye Alışkanlık Gözüyle Bakmaktan Sakınmak

İnsanlar bazı şeylerle ilk kez karşılaştıklarında, onlardaki olağanüstülüğü anlayabilirler ve bu, onların düşünmelerine, gördükleri şeyi inceleyip araştırmalarına neden olur. Ancak bazı insanlarda bir süre sonra bu şeylere karşı bir alışkanlık oluşabilir ve artık etkilenmemeye başlarlar. Özellikle de hemen her gün karşılaştıkları bir varlık veya olay, artık onlar için "sıradan" bir şey haline gelebilir.

İnsanların büyük bir çoğunluğu için yaşamlarının pek çok alanında böyle bir durum söz konusu olabilmektedir. Örneğin zor koşullarda yaşayan bir insana, birdenbire rahat bir yaşam tarzı sunulduğunda, gördüğü ve sahip olduğu herşeyin kendisi için bir nimet olduğunu anlar. Yattığı yatağın daha rahat olması, evinin güzel bir manzaraya bakması, canının istediği şeyi alıp yiyebilmesi, kışın evini dilediği gibi ısıtabiliyor olması, bir yerden bir yere arabası ile kolaylıkla gidebilmesi ve daha birçok şey bu kişi için birer nimettir. Eski durumu aklına geldikçe, bunların her birinin sevincini yaşar. Ancak doğduğu andan itibaren bu imkanlara sahip bir insan bunların kıymetini o kadar sık düşünmeyebilir. Ya da ağır bir hastalık geçiren kişi, tedavi olup tekrar sağlığına kavuştuğunda, sağlıklı olmanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu düşünür ve Allah'a sürekli şükreder. Oysa hayatı boyunca ciddi bir rahatsızlık geçirmemiş bir insan, sağlıklı olmanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu gerektiği gibi düşünmeyebilir, sağlıklı ve zinde olduğu için Allah'a şükretmeyi ihmal edebilir.

Düşünen bir insanın ise ne doğduğu andan itibaren bu nimetlere sahip olması, ne de sonradan elde etmesi fark etmez. Çünkü hiçbir zaman sahip olduğu şeylere alışkanlık gözüyle bakmaz. Her birini kendisi için Yüce Allah'ın yarattığını, dilerse bunları kendinden geri alabileceğini bilir.

Örneğin Kuran-ı Kerim'de müminlerin, bahçelerine girdiklerinde Allah (c.c)'ı tesbih ederek "... MaşaAllah, Allah'tan başka kuvvet yoktur..." (Kehf Suresi, 39) demeleri emredilir. Bu, onların her bahçelerine girdiklerinde bu bahçeyi yaratanın ve onu ayakta tutanın Allah (c.c) olduğunu düşünmeleri içindir. Düşünmeyen bir insan ise güzel bir bahçeyi ilk gördüğünde etkilenebilir, ancak daha sonra burası onun için giderek sıradan bir yer haline gelmeye başlayabilir. İçindeki güzelliklere olan hayranlığı kaybolabilir. Bazı insanlar ise hiç düşünmedikleri için, daha en baştan bu nimetlerin farkına varamazlar. Kendilerine verilen nimetleri "alışılmış", "olması gereken" şeyler olarak değerlendirirler. Bu yüzden de bunlardaki güzelliklerden zevk alamazlar. İşte bu, müminlerin sakınıp kaçınması gereken bir durumdur.



 


© 2004 Muhammed Hasenoğlu www.muhammedhasenoglu.com
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.
danisma@muhammmedhasenoglu.com

 

eskimisir.com evcilhayvanlar.net