Elektronlar

Atom, bir çekirdek ve onun etrafında dönen elektronlardan oluşur. Çekirdek, artı yüklü protonların ve yüksüz nötronların birbirine sıkıca yapışmalarıyla meydana gelir. Elektronlar ise, hem dışarıdan etki eden hem de çekirdeğin çekim gücü altında muazzam bir hızla dönüp duran eksi yüklü ve müthiş yoğunlukta parçacıklardır.

Elektronların sahip oldukları enerji ile son derece kusursuz bir denge meydana gelir. Örneğin, uzun bir çubuğun ucunda geniş bir tabağı sabit tutmanız normal şartlarda imkansızdır. Ama eğer tabağı belli bir hızda döndürürseniz, tabak çubuğun ucunda durur. Tabak hızını kaybettiğinde ise, kaçınılmaz olarak düşüp kırılacaktır. Böyle bir denge için gerekli olan tek şey ise, uygun düzeyde enerjidir. İşte evrende hakim olan denge, bu güçlü enerjinin bir sonucudur. Gezegenleri Güneş’in, elektronları ise atom çekirdeğinin çevresinde tutan gücün kaynağı bu enerjidir. Bu enerji seviyesi, o kadar hassas bir orandadır ki, saniyede 1000 km gibi olağanüstü bir hızla dönen elektronlar, hiçbir zaman çekirdeğin çevresinden savrulup gitmez veya çekirdeğe yapışmazlar.

Bir çekirdek etrafında toplam 7 yörünge bulunur. Atomlar, sahip oldukları elektronların sayısına göre nitelik kazanırlar ve bu elektronların tümü sahip oldukları enerji düzeyine göre çekirdek çevresindeki farklı yörüngelerde döner. Bu aslında, oldukça hayret verici bir durumdur. Normal şartlarda evrende yörüngeleri belirleyen etkenler; gezegenlerin kütleleri, çekim kuvvetleri ve hızlarıdır. Ancak elektronlar söz konusu olduğunda, onların farklı yörüngelerde olmalarına neden olacak söz konusu faktörleri yoktur. Elektronların büyüklükleri, kütleleri ve hızları aynıdır. Onların farklı yörüngelerde yer alıp, birbirleriyle hiçbir şekilde çarpışmamaları, Allah (c.c)’ın büyük bir nimeti, muhteşem bir sanatıdır. Bunun hikmeti; molekülleri, yani bizler de dahil olmak üzere var olan her şeyi meydana getirmeleridir. Bunun yanında elektronlar, farklı enerji seviyelerine sahip olmaları nedeniyle, renkleri de meydana getirirler. Çünkü renkler, farklı yörüngelerdeki elektronların birbirlerinin yörüngelerine atlamaları sonucu oluşur.

Gözle görülmeyen atomun içinde, sadece küçük bir bulut kümesi şeklinde hareket eden elektronların sahip oldukları özellikler ve bu olağanüstü mikro alemin canlı ve cansız varlıkların tümünün temelini oluşturması, oldukça önemli bir konudur. Bu kusursuz ve üstün sanatın sahibi ise yüce Allah (c.c)’tır. Allah (c.c) bir ayetinde şöyle bildirir:

Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur, her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir. (Furkan Suresi, 2)

Atomlar en dış yörüngelerinde bulunan elektron sayısını daima 8 yapma eğilimindedirler. Bir atom, dış yörüngesinde sahip olduğu elektronları 8’e tamamlayabilmek için diğer atomlarla bir birliktelik kurar. Böylelikle iki atom birbirine yaklaşır ve birleşir, yeniden düzenlenir ve kararlı bir yapıya ulaşırlar. “Kararlı yapı”dan kastedilen, bu atomların proton ve nötronlarının birbirlerine uyum sağlamaları, kendi özelliklerini bırakarak yeni bir özelliğe sahip olmaları, yepyeni bir madde oluşturmalarıdır. İşte moleküller bu şekilde oluşurlar. Örneğin, bir araya gelmiş olan iki hidrojen atomu ile bir oksijen atomu yepyeni bir ürün ortaya çıkarabilmek için tümüyle değişmişlerdir. Aralarındaki elektron alış verişi sonucunda ortaya çıkardıkları yeni yapı ise “su” molekülüdür.

Basitçe anlattığımız bu olağanüstü işlem sonrasında meydana gelen şey; dağları, denizleri, gezegenleri, yeryüzündeki tüm canlıları, bitkileri, kelebekleri, kısacası insan da dahil olmak üzere var olan her şeyin sebebini oluşturur. Bir pencere camının bir çiçekten, elerimizin evimizdeki mobilyalardan farklı olmasının tek sebebi, doğada var olan 109 atomun farklı miktarlarda ve farklı şekillerde bir araya gelmeleridir. Bu da, elektronların atomlar arasında yaptıkları hareketlerin sonucudur.

Allah (c.c)’ın gözle görülmeyen bu küçük parçacığı, dışarıda gördüğümüz görkemli çeşitlilikteki evren için sebep kılması, üstün sanatının bir tecellisidir. Kuşkusuz Allah (c.c), her varlığı yoktan yaratmaya, “Ol” emri ile dilediği an var etmeye kadirdir. Bütün bunların ortaya çıkış sebeplerinin olması ve bu sebeplerin insanın tahayyülünün ötesinde detaylara sahip olması, insanın dünyadaki imtihanının bir gereğidir. İnsanları sınamak, kendilerine gösterilen iman delillerini düşünerek Allah (c.c)’a yönelip yönelmeyeceklerini denemek için var edilmişlerdir. Ancak düşünüp akledebilen insanlar bu delilleri görüp Allah (c.c)’ı gereği gibi takdir edebilirler. Bunlar, iman edenler ve Allah (c.c)’a karşı büyüklenmeyenlerdir.



 


© 2004 Muhammed Hasenoğlu www.muhammedhasenoglu.com
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.
danisma@muhammmedhasenoglu.com

 

eskimisir.com evcilhayvanlar.net