.

 


Materyalist Fikirlerin Beşiği Olan Fransa’da “Yaratılış Atlası” Paniği

Dünya tarihinde din ahlakına ve mukaddesata karşı en sapkın fikirler, insanları özgürlük adı altında isyana ve başkaldırıya sürükleyen akımlar, Fransız düşünürler tarafından üretilmiştir. Avrupa’nın materyalizme ve ateizme kaymasında Fransız düşünürlerin rolü büyük olmuştur. Diderot, Holbach, Voltaire, Albert Camus, Auguste Comte, Jean-Paul Sartre, Rousseau ve Helvetius gibi isimler dinsizliğin yaygınlaşmasında önemli rol oynamışlardır.

Fransa halen Allah inancına karşı tavrı en belirgin ülkeler arasındadır. Tamamen sosyalistlerin kontrolünde olan ülkede halkın da büyük bölümü -yanlış bilgilendirme ve eğitimsizlik sebebiyle- din ahlakına karşı cephe almış durumdadır. Fransa’nın bir diğer özelliği ise ülkemizde devam eden komünist-bölücü teröre verdiği gizli-açık destektir. Yine aynı Fransa, sözde Ermeni soykırımı konusundaki düşmanca tavrı ile de dikkat çekmektedir. Ayrıca dünya masonluğunun merkezinin Fransa’da bulunması da son derece önemlidir.

Filozofları ve onların dünyaya aşıladıkları sapkın fikirleriyle ve -gerçekte boş bir aldanıştan ibaret olan- kültürleriyle övünmeyi çok seven Fransızlar bugünlerde büyük bir şok yaşamaktadırlar. Yaratılış Atlası isimli eserin Fransa’nın en tanınmış simalarına ve tüm eğitim merkezlerine ulaştırılması Fransa’yı en üst düzeyde alarma geçirmiştir.

Bugüne kadar kendi birçok sapkın felsefe ve fikirlerinin karşısında hiçbir görüşü önemsemeyen ve tehlike olarak görmeyen Fransızlar bu kitap karşısında büyük bir şaşkınlık yaşamışlar ve adeta kültür şokuna girmişlerdir. Fransa Milli Eğitim Bakanı konu hakkında bizzat açıklama yapmış, kitabın öğrencilerden uzak tutulması talimatını vermiş ve Fransızlar için sakıncalı gördüğünü ifade etmekten kaçınmamıştır.

Fransa’nın en büyük gazete ve dergilerinde ise konu dehşet dolu ifadelerle yer almıştır. Le Figaro, L’Express, Le Monde ve La Croix gibi yayınlarda konu “deprem”, “hücum”, “bomba etkisi” gibi dehşet ve panik ifade eden başlıklarla yer almıştır. Tüm bu gelişmeler kitabın Fransa’da meydana getirdiği etkiyi ortaya koymaktadır. Çünkü bu kitabın özelliği, Darwinizm’i “hiçbir açık bırakmayacak şekilde” yok etmesi ve cevap verilemez nitelikte olmasıdır.

Oysa sözkonusu olan bir kitap ve bu kitapta ortaya konulan fikir ve belgelerdir. Verilecek bir cevap varsa bunun da belgelerle ve fikri alanda olması gerekmektedir. Ancak Yaratılış Gerçeği’yle ilk kez bu kadar net ve itiraz edilmez şekilde karşılaşan Fransa, -Allah’ın varlığını reddetmek ve materyalist felsefeyi çöküşten korumak uğruna- yüzyıllardır savunduğu özgürlükçü geleneğini bir çırpıda terk etmiş ve bugünlerde Nazi Almanyası’ndan kalma yasakçı ve baskıcı bir kimliğe bürünmüştür. Bakanlık emriyle okullarda bulundurulması yasaklanan bu kitap için Fransızların başvurması beklenen son çare bunları Naziler gibi topluca yakmaktır!

Fikire, fikirle karşılık veremeyenlerin aczini gösteren bu durum, gerçekte materyalizmin çöküşünü müjdelemektedir. Allah’ın izniyle 21. yüzyıl insanlığın altın çağı olacak, din ahlakına karşı olan tüm akımlar, inananlar tarafından fikren bertaraf edilecektir.

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV)’in yaptığı kamuoyu araştırmasına göre ülkemizde “insanı Allah yaratmıştır” diyenlerin oranı % 87.4’tür. Bu durum, yoğun materyalist etki altındaki Avrupa’da geniş yankı uyandırmış, Türk Milleti’nin ezici bir çoğunlukla evrim teorisini reddetmesi, büyük bir merak ve şaşkınlıkla sorgulanmaya başlanmıştır. Ümidimiz odur ki, Avrupa insanı, Türk Milleti vesilesiyle gerçekleri görecek ve din ahlakına yönelecektir.

Darwinizm’in çöküşü örtbas edilemez!

Evrim teorisi, sahte kafatasları, sahte ara fosiller ve sayısız spekülasyonla ayakta tutulmaya çalışılan, ancak yolunun sonuna gelmiş olan bilim dışı bir iddiadır. İki temel konu evrim teorisinin çöküşünü ortaya koymaktadır. Bunlar:

1) Fosiller evrimi reddetmektedir

Darwin, Türlerin Kökeni isimli kitabında fosillerin teorisini desteklemediğini açıkça itiraf etmiş ve şöyle demiştir:

“Eğer gerçekten türler öbür türlerden yavaş gelişmelerle türemişse, neden sayısız ara geçiş formuna rastlamıyoruz? Neden bütün doğa bir karmaşa halinde değil de, tam olarak tanımlanmış ve yerli yerinde? Sayısız ara geçiş formu olmalı, fakat niçin yeryüzünün sayılamayacak kadar çok katmanında gömülü olarak bulamıyoruz... Niçin her jeolojik yapı ve her tabaka böyle bağlantılarla dolu değil? Jeoloji iyi derecelendirilmiş bir süreç ortaya çıkarmamaktadır ve belki de bu benim teorime karşı ileri sürülecek en büyük itiraz olacaktır.” (Charles Darwin, The Origin of Species, 1. baskı, s.172)

Darwin’den bu yana geçen 150 senedir evrim teorisini destekleyecek tek bir fosil bulunmamıştır. Tam tersine, bulunan fosillerin tamamının tam ve eksiksiz canlılara ait olduğu görülmüştür. Gerçekte hiçbir ara fosil yoktur.

Basında geçtiğimiz aylarda yer alan “Lucy’nin Kızı”, “Gogonasus” ve “Tiktaalik Roseae” isimli fosiller de ara fosil özelliği göstermemektedirler. Aynı şekilde Sivas’ta bulunan ve üç toynaklı at diye tanıtılan fosil de bir ara canlıya değil, bugün nesli tükenmiş olan normal bir canlıya aittir. Bu sayılanların hepsi tam ve mükemmel canlılara ait fosillerdir. Bu, bilim adamlarınca gayet iyi bilinen ve ispat edilmiş bir gerçektir.

Evrimcilerin elinde bir tane bile ara fosil bulunmamaktadır. Yerli evrimcilere defalarca çağrıda bulunmamıza, “gelin ara fosil var diyorsanız hiç olmazsa 2-3 tanesini gazete binalarınızda veya merkezi bir yerde sergileyin” dememize rağmen hiçbiri buna yanaşmamıştır. Bu apaçık meydan okumanın karşısında çıt çıkmamasının tek nedeni, ara fosil diye birşeyin bulunmamasıdır. Sadece yerli evrimcilerin değil, dünyadaki evrimcilerin de elinde ara fosil bulunmamaktadır. Bugüne kadar 100 milyona yakın fosil çıkarılmış, bunlardan bazıları arşivlenirken bazıları müzelerde kamuoyuna sergilenmiştir. Ancak bu denli yüksek sayıdaki fosilin arasında bir tane bile ara fosil yoktur. Bunlar ya bildiğimiz, bugün yaşayan canlılara ya da dinozor, mamut gibi nesli tükenmiş canlılara ait olan irili ufaklı fosillerdir. Fosiller evrim iddialarını değil, Yaratılış Gerçeğini göstermektedir.

Ülkemizin pek çok şehrinde gönüllü araştırmacılar tarafından fosil sergileri açılmaktadır. Bu sergilerde yer alan ve canlıların milyonlarca yıldır hiç değişmeden varlıklarını sürdürdüklerini ispat eden “yaşayan fosiller”, materyalist çevrelerde büyük rahatsızlık ve öfke meydana getirmiştir. Bu çevreler taşlaşmış canlıları gördükçe adeta çileden çıkmışlar, öfkeleri ağızlarından taşar olmuştur.

Yerli evrimciler ise ülke çapındaki yenilgilerini tam bir yılgınlık ve çaresizlikle sessizce kabul etmişlerdir. Ara fosil konusunun önemini bile yeni yeni öğrenen yarı cahil bazı evrimciler, içinde bulundukları açmazı yeni yeni fark etmeye başlamışlar ve sessizliğe bürünmüşlerdir.

2) Cansız maddelerden canlılık oluşmaz: Protein çıkmazı

Proteinler hem canlı hücrelerinin yapıtaşlarını oluşturan hem de hücre içinde çok çeşitli görevler üstlenen kompleks moleküllerdir. Bir proteinin tesadüflerle ortaya çıkma ihtimali 10 üzeri 950’de 1’dir. (Bu sayı pratikte “0 ihtimal” anlamına gelir.) Tek bir protein bile kendi kendine oluşmazken, milyonlarca canlı türünün tesadüflerle meydana geldiğini iddia etmek, tam bir materyalist-evrimci hezeyanıdır.

 

Tam Bir Şoka Giren Fransa ve Yerli Evrimciler, Naziler Gibi Toplu Kitap Yakma Yöntemine Başvuracak mı?

Nazi Almanyas''nda gündeme gelen toplu kitap yakma törenleri, fikirlerin bastırılması ve toplumdan tecrid edilmesi için faşist Nazi kurmaylarınca geliştirilen ilkel bir yöntemdir. Nazilerin toplu kitap yakma törenlerinin ilki 10 May's 1933 tarihinde gerçekleşmiş ve Alman ideolojisine uymayan binlerce kitap, Nazi marşları ve Nazi selamı eşliğinde yakılmıştır.

Fikirlere karşı fikir getiremeyenler her dönemde kitap yasaklama, okurları baskı altına alma ve daha da ileri giderek kitap yakma yöntemlerine başvurmuşlardır. Fransızlar da bugünlerde fikri hiçbir cevap veremedikleri Yaratılış Atlası isimli eseri ne yapacaklarını şaşırmış durumdadır ve tıpkı yerli evrimciler gibi bu kitabı yok etmek için çözüm arayışına girmişlerdir.

Fransızların son çare olarak Eyfel Kulesi’nin olduğu meydanda veya Envalid Meydanı’nda Yaratılış Atlası kitaplarını topluca yakıp yakmayacakları ise merak konusu....

Fransa’da Deprem Etkisi Meydana Getiren Dev Eser

Toplam 5600 Sayfa ve Yaklaşık 11.000 Resimden Meydana Gelen 7 Ciltlik Yaratılış Atlası’nın Birinci Cildi Fransa’da Şok Oluşturdu.

Evrim Teorisini yalanlayan yüzlerce fosile yer verilen ve 28x38 cm.'lik dev ebadı, baskı kalitesi ve tekniği ile dünyada tek olan 764 sayfalık bu kitapta, teorinin çöküşü hakkında en doyurucu bilgileri bulabilirsiniz. Eser, kapağındaki orijinal hologram görüntülerle, parlak kuşe kağıdıyla, toplam 1500’ü aşkın renkli resim, fotoğraf ve belgeyle benzersiz bir görünüme sahip. Ayrıca “Evrimin Fosillere Yenilişi” isimli VCD belgesel bu dev eser ile birlikte... Kitabı Global Yayıncılık’tan satın alabilir veya internetten ücretsiz okuyabilirsiniz.

 

 


Ana Sayfa   |   Kitaplar  |   Belgeseller  |   Makaleler   |   Bize Ulaşın   |  

© 2004 Muhammed Hasenoğlu www.muhammedhasenoglu.com
Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek kosuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.

danisma@muhammedhasenoglu.com

 

 

eskimisir.com evcilhayvanlar.net